03/24/21

 hey,

selamlar sayın okur,yeterince yakışıklıysan başlayalım.ee nasıl gidiyor hayat,güzel mi?benim fena değil.aslında birkaç yüz defa sıkılıyorum gün içinde,bunu saymazsak harikayım.seninle konuşmak istediğim bir şey var sayın okur,bugün çok lezzetli bir film izledim.sana o filmden bahsetmek istiyorum.beni etkileyen birkaç şeyi oldu.öncelikle beni biliyorsun aşırı derecede başına buyruk biriyim.sabah kalkar kahve-sigara yaparım diyemem çünkü bazı sabahlar yemem,bazı sabahlar kahve içerim,bazı sabahlar sigaradan iğrenirim ve çok nadir de olsa Türk kahvaltısı yaparım bazen.ya işte bu böyle giderken hep kendimle gurur duyar,her gün başka bir gün yaşadığım için kendimi farklı hissederdim.bugüne kadar.filmde adam ve kadın konuşuyordu.kadın bir şey sordu adam da cevap verdi.sonra kadın dediki''evet ama,rutine dönüşmeyen hiçbir şey kalıcı olamaz ki hayatında''.bakın sayın okur,burda hayatımın pişmanlığını yaşadım.neden mi pişmanlık?çünkü nefes aldığım bütün yıllar boyunca böyle bir gerçeği gözardı edip,kendime zeka vizyonu sunmuşum.oysaki aptalmışım ya ben.vay be dedim.vay be.sonra kendime sordum,hayatımda rutin olan ne var diye.HİÇ.ulan ben bi hiç miyim yani.ulan sayın okur,ne kadar yakışıklı olursan ol,bu bana mutluluk getirmez.hiç olduğumu öğrendim.samimi bir itiraf daha edeyim mi?ben bazen yemek yemeyi,uyumayı bile unuturum.gerisi hak getire.böyle de berbat bir hayatım varmış.o kadar utandım ki sonra.neden biliyor musun?ben ki,gece gündüz tutkunun insanı nasıl bir şehvani hayvana dönüştürebileceğini gururla anlatırken,aslında tutku da bir rutinmiş.şöyle ki,

süleymaniye caminin bir bakıcısı vardır.vanlıdır.bu adamın babası küçükken istanbula gelmiş,dönüşte de hatıra olsun diye eminönünden bir süleymaniye camii fotoğrafı almış.bakıcı o zamanlarda daha genç,küçük yani.vandaki evlerinin duvarına asmışlar.çocuk her gün o fotoğrafa saatlerce bakmış,bakmış,bakmış...babasının istanbuldan getirdiği o fotoğrafa büyük bir tutkuyla bağlanmış.artık hayattaki tek ideali o camiiyi görmek olmuş.yirmili yaşlara geldiğinde de istanbula gelince doğru süleymaniye camiine gitmiş.camiiyi görmüş,oturmuş bahçesine,içeri girmiş,namaz kılmıs,bir türlü ayrılamamış ordan,sonra camiinin bahçesindeki yaprakları temizlemeye başlamış,çiçeklere bakmış.hiçbir şey talep etmemiş,kendiliğinden olmuş her şey.camiinin imamı bunu fark etmiş ve işe almak istemiş.ve bu bakıcıya camiinin içinde bir oda vermiş.bakıcı ve imam hariç kimse bilmez bu odayı.ve rivayete göre istanbulun en güzel manzarası burdan bakınca görülürmüş.ve böyle eşsiz bir manzaraya bakmaya nail olmak ancak bu kadar büyük bir tutkuyla mümkün olmuş.

evet sayın okur,şimdi sana soruyorum sen bu dünyada var mısın,yok musun?sen kimsin sayın okur?sen kimsin?

sayın okur,unutmadan...hiç olduğunu öğrendiğin zaman elindekilerle tatmin olma.çünkü şu an elindekiler değil,yanında kalanlar önemlidir.iyisi mi kendin olmaya karar ver benim gibi.sayın okur,umarım yeterince yakışıklısındır.kendine iyi bak.

Comments

Popular Posts