all alone
kendime selam,
okuyan varsa ona da selamlarımı sunarım.ama burayı merak edip okuyan varsa ona sevgilerimi de gönderiyorum.bugün genelde olduğu gibi canım sıkkın.herhangi bir şeye üzülmedim,bozulmadım.olay insanı olmadığımı az çok biliyorum.durumlar canımı sıkıyor.kendimi yeryüzünde tek başına yaşayan beyaz balina kadar yalnız hissediyorum.başka bir frekanstan çalıp,cevap alamamak o kadar zor ki.
uzun zamandır bu dünyadayım,uzun zaman arkadaşları bol olan ve ölesiye eğlenen biri oldum.hatta bu durum o kadar fazlaydı ki,kendimin farkında değildim.neyi paylaştığımı bile bilmiyordum.galiba bu yüzden herkese hitap edebiliyordum.ama zaman geldi ve kim olduğumu merak etmeye başladıkça,yaydığım dalgalar değişmeye başladıkça,kendimi keşfetmenin ve kendim olmanın ne kadar heyecanlı ve eğlenceli olduğunu gördüm.bu öyle bir hazdı ki,bana benzeyenlerle konuşamaz onları göremez oldum.sanki o perde kapandı.sanki başka bir boyuttaydım.o anda anladım,dünya olasılıkları barındıran bir yer olduğu için buraya gönderildik.yani dünya öyle bir yer ki,aslında burada bulunma sebebin burada gördüklerini anladıktan sonra bunları süzüp kendi evrenini yaratma yeri.
ben kendi dünyamı yarattıktan sonra yalnız başıma bu dünyaya nüfus aramaya başladım.arkadaşlarımın ,sevdiklerimin çoğu artık başka bir gezegende olduğu için onları ziyaretlerim azalarak kayboldu.o yüzden nüfusum,en az benim kadar yalnız kalan beyaz balinalara hitap ediyordu.bulamadıkça kimse,anlaşılmak için,yavaşça dağın başına bir manastır inşaa ettim.girdim içerim.tek başımayım şimdi.yanımda kainat kitapları,fenni kitaplar ve manastırımı süsleyecek diller,yemekler ve ibadetler ve ara sıra beni ziyaret edenlerin hediyelerini aldım yanıma.
şimdi tek başıma,benim gibi olanları beklemekle meşgulüm.daha zekileri,daha mükemmelleri değil.benim gibileri.
beklemek ve belirsizlik sırasıyla en zor eylem ve durum.hayatta nefret ettiğim iki şeyin beni bu şekilde sınaması hayatın bana orta parmak çekmesine benziyor ama elden ne gelir.bekleyeceğim.bilmiyorum kimi ve neyi bekliyorum artık.belki çığlıklarımı kimsesiz bir yere gönderiyorum,yanlış nefes tüketiyorum.belki aynaya doğru konuşmam gerekiyor.belki de kendimi bekliyorum.en zoru da bu sanırım,ne zaman biteceğini öyle kestiremiyorsun ki,ne zaman potansiyel enerji ayaklanıp kinetik enerji olmaya karar verecek bilemiyorsun.dağın başındayım dedim ama ne kadar yükseklikteyim fikrim yok.tek korkum,kendimi tepelerin en miniğine inşaa etmiş olmam fikri.
Comments
Post a Comment